Nasıl hissediyoruz, ne yapmalıyız?
Bir okulun en temel özelliği güven uyandırmasıdır.
Aileler çocuklarını, güvenli ellerde olduğunu düşünerek okullara teslim eder.
Okul, güvenin bir dehşetle sarsıldığı yer haline geldiğinde temel güven duygumuz derinden sarsılır ve bu sarsıntının hem kısa hem uzun erimli sonuçları olur.
Sarsıntı her zaman yakında yaşanan olaylardaki kadar açık seçik, dehşet içeriğiyle olmaz. Bir çocuk okul ortamında kendisine sözlü ya da fiziksel bir şekilde “bulaşılabileceği” korkusunu yaşıyorsa saldırı vardır, sarsıyordur ve etkiliyordur.
Üst üste yaşanan iki büyük saldırı olayı birçok çocuğun ve velisinin yaşadığı sıkışıklığın ve huzursuzluğun tüm toplumun acısına dönüşmesiyle sonlandı.
Acıyı bizzat yaşayanlara, kayıpları olanlara sabır diliyorum. Yaralı olanların hem fiziksel hem ruhsal yaralarının hızla iyileşmesini temenni ediyorum.
Toplumsal yaramızın onarılması için de hepimizin acil eylem planına geçip, şiddeti, her türlü şiddeti, her yerdeki şiddeti azaltmak için kafa kafaya verebileceğimizi ve elimizi taşın altına koyabileceğimizi umuyorum.

Eyleme geçebilmek için önce duygularımızı düzenleyebilmek, sakinleşebilmek, düşünme mekanizmamızın sağlıklı bir şekilde devreye girebilmesi için ortam oluşturabilmek gerekir.
Korkan Çocuklar/Gençler/Öğrenciler:
Hayatta kötü olaylar olur, korkarız, üzülürüz. Bu duygularımız normaldir. Bizi dinleyecek, anlayacak kişilerle, güvendiğimiz yetişkinlerle paylaşmak duygularımızı daha iyi taşıyabilmemizi sağlar.
Korkmak kendini korumaktır, korktuğunu paylaşmak birlikte korunmayı sağlar.
Kendinizi güvende hissetmiyorsanız saklamayın, bir yetişkinle paylaşın.
Neler oluyor diye merak ederiz. Bu da normaldir. Ama olağanüstü durumlarda insan beyni olağanüstü hikayeler de yaratır. Güvendiğiniz yetişkinlerden gelen bilgiler dışındaki hikayelerin duygularınızı yönetmesine ve yayılmasına engel olun.
Zorluklar, aksaklıklar olsa da yetişkinler ve okul sistemleri sizlerin güvenliğini sağlamak için olabilecek her türlü önlemi almak amacıyla çalışır. Çevrenizdeki güven kaynaklarını gözden geçirmek/hatırlamak rahatlatıcı olacaktır.
Şiddetin en küçük halinin bile önlenmesi için katkıda bulunmak önemlidir. Kendi sınıfınızda/çevrenizde sözel ya da fiziksel şiddetin parçası ya da şahidi olmayın; itiraz edin, sesinizi yetkili kişilere duyurun.
Tedirgin veliler:
Çocuğum okulda güvende mi hissiyle baş etmek hiç kolay değil. Travmatik bir olay sonrasında korkmak, tedirgin olmak, her zaman her yerde benzer olaylar olacak gibi hissetmek normaldir. Güven duygusu sarsıldığı için tehdit algınız yükselmiş olabilir. Önce kendi duygularınızı yönetmek, sakinleşebilmek, çocuğunuzun muhtemel tedirginliklerini yönetebilmesine katkı sağlayacaktır.
Travmatik olaylar beraberinde bilgi kirliliği, kulaktan kulağa yayılan abartılı hikayeleri de getirir. Bu hikayelerin üretilmesine ve yayılmasına katkı sağlamamak, gelen bilgiyi filtreli dinlemek hem kendi sağlığınız hem yayılabilecek tedirginlik salgını açısından önemlidir.
Çocuğunuz bilgi almak istediğinde yaşına uygun olarak net ve doğru cevaplar verin. Olayı başkalaştırmayın, saklamaya çalışmayın. Sorduğundan daha fazla bilgi vermeyin. Olay henüz tam aydınlatılmamış olsa da yetkililerin verdiği bilgilerin dışında bilginin dolaşmasına katkı sağlamayın.
Okulda şiddet yaşanması ve ölen kişilerin olması hepimizin öfkesini yükseltti. Öfke yoğun olduğunda kontrol mekanizmalarımız zayıflayabilir. Böyle bir olay yaşanması bizim de şiddet göstermemiz hakkını doğurmaz. Olayın tarafları ile ilgili öfkenizi sözel ya da fiziksel şekilde göstermeyin. ŞİDDET ŞİDDETLE ÖNLENMEZ.
Farklı özellikleri olan bireyleri sözlerimizle dışlamanın da şiddet olduğunu unutmayın.
Çocuğunuzun duygularını yargılamadan dinleyin.
Çocuğunuzun genel durumunda farklılık (içe kapanma, okula gitmek istememe, olağan halinden daha hareketli olma gibi) hissederseniz bir uzmana başvurun.
Tedirgin öğretmenler:
Öğretmenler de korkabilir. Öğretmen makine değildir, duyguları vardır, korkabilir, öfkelenebilir. Meslektaşlarınızla ilgili üst üste can yakıcı haberler almak, benim okulumda da böyle bir şey olabilir mi düşüncesi sizi etkileyebilir. Duygularınızı paylaşmak, güvendiğiniz kişilerle konuşabilmek, duyguları yönetebilmenin en önemli adımıdır.
Hem kendi duygularınızı hem size teslim edilen koca sınıfın duygularını yönetmek durumunda kalıyorsunuz. Bu ağır bir yük. Meslektaşlarınız ve rehberlik sevisinden destek almayı ihmal etmeyin.
Öğrencilerinizin sorularına dürüst, basit, yaşlarına uygun cevaplar verin.
Kendi alanlarında, sınıflarında şiddetin önlenmesi için neler yapılabileceğini konuşmak, planlar yapmak, çözüme katkı sunarak genel baş etme becerilerinin yükselmesine katkı sağlayabilir.
Öğretmenlerin güvenli ortamda çalışması en temel haklarıdır. Hakkınızın arkasında durmak için size iyi gelen yöntemleri devreye sokun.
Şiddetle boğulan toplum:
Olaylar “münferit” diye nitelendirilse de şiddet salgın şeklinde yayılan bir virüs gibidir.
Toplumun her ferdinin şiddetin “kabul edilemez” hale getirilmesi için sorumluluğu vardır.
Şiddeti azaltmak, kendi etki alanımızdaki şiddeti sıfırlamakla başlar.
ŞİDDET ŞİDDET İLE ÖNLENEMEZ.
Şiddetin travmatik etkilerini arttıracak görüntülerin, hikayelerin yayılmasına katkı sağlamayın.
Olayın taraflarına sözlü şiddet göstererek şiddetin makbul olabildiği durumlar vardır yanılgısını pekiştirmeyin.
Hiç kimseyi bir özelliği, hastalığı, içinde bulunduğu koşulu nedeniyle dışlamayın, ötekileştirmeyin.
Toplumun kaynaklarının, toplumun korunması için harcanmasını talep edin; güvenlik duygusunun kendi etki alanınızda sağlanması için katkı sağlayın.
Ceyda Dedeoğlu
Uzm. Psikolog & Aile Danışmanı

